Ağda Sonrası Sivilce Nasıl Geçer, Sir Kızarıklık Ne İyi Gelir

ağda sonrası sivilce kızarıklık nasıl geçer Ağda sonrası bacakta ve yüzde oluşan sivilce nasıl geçer? Ciltte oluşan tahriş ve kızarıklıklara ne iyi gelir? Bu soruların cevaplarını evde bulabileceğiniz malzemeler ile bitkisel ve doğal yöntemler ile sizlere vereceğiz.Her kadın ağda sonrası veya sir yaptıkran sonra ciltte oluşan kızarıklardan şikayetçidir. Aslında bitkisel maske ile kolayca bu kızarıklıklardan kurtulabilir ve ağda sonrası sivilce oluşmasını engelleyebilir.

Ağda Sonrası Sivilce Neden Olur?

Sivilce, ciltte tahriş ve kızarıklıklar her insanda olabilir özellikle sivilce ergenlik döneminde daha sık görülür. Ergenlik döneminde görülen sivilce geçicidir ve vücudun fazla yağ biriktirmesi ile fizyolojik değişlerden ve bu değişiklere cildimizin uyum sağlamaya çalışması sebebi ile oluşur, genelde. Ergenlik dışındaki sivilce ve cilt sorunlarının başka sebepleri vardır.Ağda sonrası sivilce neden oluşur diye sorarsak; cildimizden kökleri ile koparılan kılların deriden çıkarken uğradığı basınç yüzündendir. Deri kılları salmamak için direnir ve sonrasında kökün çıktığı bölgede deliğin kapanması için hemen vücut savunma mekanizmalarını devreye sokar. Kan birikmesi ve ödem oluşabilmektedir ki bu gayet normaldir.Ağdayı yanlış uygulamak da kızarıklık, sivilce oluşmasına sebep olur. Ağdayı çok sıcak bacaklara sürmek veya ağdayı çok sert çekmek sonrasında tahriş ve kızarıklık oluşumunu arttırır. Ağda sonrası cildi çok zedelemek, hassas olan bölgeye birşeyler sürtmek, örneğin banyoda lif veya bir bez ile ağda yapılan bölgeyi sürterek yıkamak tahrişi arttırır.Bacaklarda ağda sonrası sivilce oluşmasının sebeplerinden birisi de kalitesiz ağda markası seçimidir. Sir veya ağda yapılacak bölgeye göre özel ve kaliteli markaların ürünleri tercih edilmelidir. Kalitesiz ağda markaları enfeksiyon kapmanıza bile sebep olabilir. Ağda sonrası gözenekler iyice açıldığı için dış tehditlere karşıda cilt savunmasız kalır. Mikrop ve enfeksiyon kapma olasılığı artar.Sivilce ve kırmızı ufak nokta nokta kızarıklık oluşumu sadece ağda sonrası değil sıcak hava, terleme gibi birçok başka dış etkene de bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Cilt temizliği de sivilce, kızarıklık ve siyah leke oluşumuna neden olur. Hangi mevsim olursa olsun, kış veya yaz fark etmez; Uzmanlar, günlük olarak banyo ve cilt temizliğinin yapılmasını tavsiye ediyorlar. Böylece bacak, yüz ve ciltte kızarıklık oluşumu en aza indirilmiş olunur.

Ağda Sonrası Sivilce Nasıl Geçer

Özellikle kadınların ağda ve sir sonrasında bacaklarda ve yüzde sivilce oluşması veya ağda sonrası yüzde kızarıklık oluşmasını nasıl engelleriz?Ağda sonrası sivilce ve kızarıklık oluşumunu engelleyen ilaç ve bitkisel maskeler mevcuttur ancak biz sizlere denenmiş doğal ve pratik yöntemleri sunacağız.Ağda sonrası oluşan sivilce veya kızarıklıklar normal şartlarda birkaç güne kadar geçecektir. Ağda sonrası oluşan sivilceler için bir müdahalede bulunmanız gerekmez. Eğer sivilceleri sıkarsanız, patlatırsanız daha kötü sonuçlar ile karşılaşabilirsiniz. Sivilce sıkıldığında mikrop, enfeksiyon kapılabilir. Ağda sonrası oluşan kızarıklık ve kabarcıklar da aynı şekilde birkaç güne kadar hiç bir müdahale edilmeden geçecektir.Eğer beklenmedik şekilde fazla sivilce oluşur ve su kabarcıkları oluşmuşsa ağda sonrası bir cilt doktoruna başvurulmasında fayda vardır.

Bacaklarda Ağda Sonrası Kızarıklık Nasıl Geçer

Kadınlarda özellikle ağda sonrası bacaklarda kızarıklık ve siyah nokta oluşumu gözlenmektedir. Cilt yapısına göre kızarıklık ve siyah nokta oluşumu değişebilir. Hassas ciltlerde ağda sonrası kızarıklıklar fazla olur, aynı şekilde daha az hassas ciltlerde daha az siyah nokta ve kızarıklık oluşmaktadır. Cilt hassasiyeti kişiden kişiye ve her yaşa göre değişebilir.Bacaklarda ağda sonrası kızarıklık nasıl geçer sorusuna oldukça basit bir cevabımız var. Cildi temiz tutun, düzenli olarak yıkayın ve başka birşey yapmayın.Ağda sonrası bacaklarda oluşan kızarıklıklar kendiliğinden geçecektir.Ayrıca ağda sonrası oluşan siyah noktalarda aslında çekilen kılların yerine çıkan yeni kılların kökleridir. Birçoğunda sıkıldığı zaman içerisinden kıl kökü çıkar. Siyah noktaların sıkılması kesinlikle önerilmemektedir.

Ağda sonrası oluşan sivilcelere ne iyi gelir?

Öncelikle kuru ve temiz olması gereklidir. Ağda sonrasında birkaç saat hiçbirşey yapmadan beklenmeli ve sonrasında ılık bir duş alınmalıdır hatta biraz soğuk duş alınabilir. Sonrasında ağda sonrası bacaklarda oluşan sivilce ve kızarıklar için nemlendirici sürülebilir. Ağda sonrası bacakların terlememesi gereklidir. Bunu içinde ağda yapılan bölgenin nefes alabilceği şekilde giyim ve hareketlerimize dikkat etmeliyiz.sir ağda sonrası kızarıklara ne iyi gelir

Sir, Ağda Sonrası Kızarıklık ve Tahrişe Ne İyi Gelir

Sir veya ağda sonrası kızarıklık ve tahrişe iyi gelen birçok yöntem vardır. Maskeler en çok kullanılan doğal ve bitkisel ürünler ile yapılan pratik yöntemlerden biridir. Ağda sonrası ciltte oluşan tahriş ve kızarıklıkları önlemek için Aloe vera kremi sürülebilir. Aloe vera bitkisi oldukça doğal ve cilde faydalı bir bitkidir. Kremini ağda sonrasında bacaklara sürdükten sonra silmenize veya yıkamanıza gerek yoktur, kendiliğinden kaybolacaktır. Aloe vera özellikle bebeklerin cildi için de çok tavsiye edilir katkısız ve tamamen doğal bir bitkisel kremdir.Diğer bir yöntemde ağda sonrası ağda yapılan bölgeye soğuk uygulamaktır. Ağda veya sir yapılan bölgede kızarıklık oluşmasını engellemek için buz sürebilirsiniz. Soğuk şişkinlik ve kızarıklık oluşmasını önler.

Ağda Sonrası Kızarıklık Oluşmasını Önleyen Doğal Bitkisel Maskeler

Ağda sonrası karbonat maskesi: Tahriş ve kızarıklığı önlemek için bacaklara ve cilde karbonat maskesi uygulanabilir. Cildi rahatlatan bir maske türüdür. Biraz yoğurt ve karbonat karışımı ile yapılan maske, ağda yapılan bölgeye sürülür ve yaklaşık 10 dakika bekletilir sonrasında yıkanması gerekir. Ağda sonrası kızarıklık için iyi gelen maske karbonat maskesi dir.Aloe Vera Maskesi: Ağda sonrası kızarıklık oluşumunu önlemek için cilde aloe vera bitkisi kremi bolca sürülür. Aloe vera sürüldükten sonra cilt tarafından iyice emilir ve kaybolur. Cildi rahatlatır ve besler.Ağda sonrası şeker ve limon ile maske: Sir sonrası kızarıklık ve sivilce önleyici maske olarak çok kullanılan bir yöntemdir. Bir miktar şeker ve limon suyu karıştırılarak ağda sonrası bacaklara sürülerek kızarıklık ve tahrişi önler, cildi rahatlatır.Kısacası; ağda sonrası sivilce oluşumu önleyici bitkisel ve doğal yöntemler mevcuttur. Ancak yukarıda saydıklarımız dışında birşey yapılmasına gerek yoktur. Hatta ağda sonrası birkaç gün hiç birşey yapmasanız bile kendiliğinden geçecektir.

Sigaranın Zararları ve Sigarayı Bıraktıktan Sonra

sigaranın zaraları nelerdir

Sigaranın Zararları

Gün geçtikçe tiryakisinin artmasıyla beraber nesli tükenmeyen , kağıda yuvarlak biçimde sarılmış , kullanımı ve taşınması pratik , ince ve de yumuşak tütündür SİGARA. Tütünün çeşitli biçimlerde içilmesiyle birlikte sigara ortaya çıkmıştır. Daha önceleri sebze yapraklarına sarılmasıyla yapılan sigara ardından ince kağıtlara sarılarak içilmesiyle denenmiştir . Elle sarılması   güç olduğundansa zamanla sigara makinası için çeşitli çalışmalar yapılmıştır . Ardındansa fabrikalar açılmıştır . Kalitesini arttırmak amacıylaysa paketleme ve filtrelemede yenilikler geliştirilmiştir .İlk görünüşte gözünüze doğal ve zararsız gelebilir . Zararsız beyaz kağıda sarılmış basit bir tütün olduğu düşünülebilir . Fakat bilmeniz gerekir ki bir sigarayı yaktığınızda dört binden fazla tehlikeli maddeyi barındırıyor . Bununla beraber kimyasal maddelerden sekseni kansere yol açmaktadır . Bunun yanında ise bir çok hastalığa yol açacak yüzlerce tehlikeli madde açığa çıkar . Zehirli maddenin yanı sıra da üst düzeyde bağımlılığa neden olan nikotin ve tadını hoş kılıp tüketicinin sürekli alması için eklenmiş katkı maddesi içermektedir .

Sigarayı Bıraktıktan Sonra

Sigarayı bırakırsanız , ilk yirmi dakikanın ardından kalp atış hızınız düşüyor . On iki saatin ardından kanda bulunan karbondioksit seviyesi normale ulaşıyor . İki hafta ile üç ay arasında ise yorulmuş olan akciğerlerinizin fonksiyonlarında düzelmeler meydana gelecektir . 1 – 9 ay kadar süre aralığında ise ,                           sigarayla beraber artan öksürük ve nefes darlığında yavaştan azalmalar görülecektir . Bir yılı devirdiğiniz an itibariyle ise koroner kalp hastalığı olasılığınız en aza indirgeniyor . Akciğer kanserine yakalanma riski de yarı yarıya düşüyor . On beş yılı geçince hastalıkların oluşma rüski kullanmayan insanlarla eşdeğer hale geliyor .Sigara içmek hayatınıza sadece olumsuzluklar katmaktadır . Daha güzel ve kaliteli yaşam için istemek tek başına yetmeyebiliyor .   Uygulaması zor olduğunu bizlerde biliyoruz . Sürekli deneyip bir türlü başarısız olmuş olabilirsiniz . Bunun sebebi nikotinin fiziksel ve psikolojik olarak bağımlılık yapan etkisidir . Nikotin , sigara içme isteği yaratır . Bu durumda sonuç olarak düşük nikotinli sigaraya yönelmenizi tavsiye etmiyoruz . Çünkü alışmış olduğunuz nikotin düzeyini dengede tutmazsanız daha çok sigara içme isteğini uyandıracaksınızdır .Bırakmak için çabalayıp bırakırsanız da ; sigaranın içinde bulunan altı binden fazla olan zehirli maddeyi içinize çekmemiş olursunuz . İştah bozukluğu , soluk alıp verme durumunuz ,   çabuk yorulma gibi hayatınızı olumsuz etkileyen durumlardan bir adım uzaklaşabilirsiniz . Gözaltı torbaları , yüzde oluşan çizgiler ve ağız kokusundan da arınmış olacaksınız . Kişiler kendini fiziksel açıdan daha sağlıklı hissederken cinsel yaşamı da daha sağlıklı hale geliyor . Bunlarla beraber yiyeceklerin tadına varabileceksiniz . Tat alma ve koku duyunuz gelişecek . Sağlığın yanında maddi açıdan da rahatladığınızı hissedeceksiniz .Hepimiz yeni başlangıçlarla sağlıklı yaşamı istiyoruzdur . Sigarayı bıraktığınız an ile hayatınıza katılacak olumlu etkilerini yakın sürede hissedeceksinizdir . Ortamdaki saygın duruşunuzu sigaradan arınmış hoş kokuyla destekleyebileceksiniz . Paranızı ise gereksiz olan sigaraya değil de belki küçük bir çocuğa çikolata alıp sevindireceksiniz.sigarayı bıraktıktan sonra

Sigarayı Bırakmak İçin

– Öncelikli tavsiyemiz gerçekten sigarayı bırakmayı istemenizdir . Bununla beraber azmin sonunun başarı olacağına inanın . Çabaladığınız her an olumlu olarak size dönüşte bulunacaktır . Şimdi elinize kalem ve kağıdı alın . Ardından sigarayı neden bıraktığınızı ve neden bırakmayacağınızı kağıdın iki yanına yazın . Bu kağıdı her gün görebileceğiniz yere koyun . Hedefiniz gözünüzün önünde dursun . İstikrarlı bi şekilde amaca ulaşma yolunda ilerleyin .– Bunların hemen ardından kendinize bir gün seçin . O güne sadık kalmaya özen gösterin . İyi bir başlangıç tüm hayatınıza etki edecektir . Hayatınıza farklı bir anlam katmanın tam zamanı şu andır . Çevrenizden ve ailenizden destek almayı ihmal etmeyin ve muhakkak sigarayı bırakan kişilerle sohbet edip tiyo alın . Bu bırakma süresince yardımcı olacaktır .– Sigarayı nerde ve ne zaman içmekten hoşlandığınızı not edin . Bu durumda o anları farklı işlerle doldurun . Sevdiğiniz başka şeylerle oyalanmanız size yardımcı olacaktır .– Etrafınızda sigarayı temsil eden aksesuarları bulundurmayın . Küllük , kibrit , çakmak gibi aksesuarlardan kurtulun . Unutmayınki yokluğuna iki haftanın ardından alışacaksınızdır .– Sigarnın yasak olduğu ortamları tercih etmenizde yarar var . Sinema , tiyatro gibi sosyal aktivitelerinizi sıklaştırın . Size yardımcı olacak etkenler arasındadır .– Kahve içince sigara içme isteğiniz uyanıyorsa taze sıkılmış meyve sularını tercih edin .– Hedefe odaklanın ve hiç olmadığınız kadar inatçı olun .

Pasif İçiciliğe Dikkat Edin

Hayatınız boyunca hiç sigara içmemiş olabilirsiniz . Fakat yıllar boyunca pasif sigara dumanına maruzsanız ilk olarak kanser ve bununla beraber pek çok hastalığa maruz kalabilirsiniz     . Sigara içillirken havaya iki çeşit duman yayılır . Birinci duman ; doğrudan sigaradan çıkan ve daha çok tehlikeli olanıdır . İkinci duman ise sigara içen kişinin solunum yoluyla havaya verdiği dumandır . İki dumanda çok tehlikeli maddeleri solumanıza yardımcı olur .Pasif içicilik en çok bebekler ve çocuklar için tehlike taşıyor . Sigara içmeniz çocuklarda astım , bronşit , öksürük ve solunum yolu rahatsızlıklarına öncülük etmektedir . Bunun yanı sıra kötü bir örnek olmanıza da neden olacaktır .

Sigara Zararları Nelerdir?

En başta nefesinizin kötü kokmasını rahatlıkla söyleyebiliriz . Ortam içinde ciddi bir önem taşıyor bu durum . Dişlerinizde oluşacak sarılık sizi rahatsız edecektir . Dilinizin tat alma duyusu ve koku alma duyularınızdaki hassasiyet azalacaktır . Uyku problemleri , öksürük , nefes darlığı gibi sıkıntılar sizi bırakmayacaktır . Pnömoni , bronşit , astım , amfizem gibi solunum yolu enfeksiyonlarıyla akciğer hastalıkları oluşacaktır . Dört bini aşkın zehirli maddenin tüketimine son verin sağlıklı yaşam kapısını aralayın.

Adet Gecikmesi Kaç Gün, Adet Söktürücü Çaylar

adet gecikmesi adet söktürücüler

Adet Gecikmesi Kaç Gün Normaldir

Kadınlarda belli bir düzen içinde ilerleyen adet dönemi çeşitli sebeplerle gecikmeye uğrayabiliyor. Adet gecikmesi bayanlarda fiziksel olarak ve de psikolojik olarak sorun yaratabilir. Vücutta şişlik gibi durumlarla karşı karşıya kalmanız mümkün olmasıyla beraber; sivilce , ruhsal sıkıntı , tahammülsüzlük veya gerginlik gibi durumlarla da karşılaşabilirsiniz.Bayanların sıkça yaşadığı adet dönemi gecikmesine çözüm olarak doğum kontrol hapı da önerilebilir. Adet söktürücüler aynı zamanda progesteron içerdiğinden dolayı adet söktürücü olarak da kullanımı mümkündür. Adet döneminin sancısız ve gecikmesiz geçmesini her bayan muhakkak istiyordur. Gecikmelerin önüne geçtiğiniz sürece daha rahat bir adet dönemi geçirmeniz mümkündür.

Adet Söktürücü Nedir

Adet gecikmeleri durumunda adet söktürücü yöntemlere de  başvurmanızda yarar vardır. Adet dönemindeki ağrılar gecikme nedeniyle daha şiddetli olabilir. Kanamaları düzene sokmak ve ağrıları azaltmak amacıyla alternatif bitki karışımları bulunmaktadır. Adet sancılarının ve geciken kanamalardan dolayı oluşabilen ruhsal ve de fiziksel durumlar günlük hayatı olumsuz etkiler. Bu durum bitkisel yöntemlerle de çözüme ulaştırılabilir. Zararsız ve doğal bitkisel çözümlerle sancıdan bir adım daha uzaklaşabileceksiniz.Adet Kanamaları Ne Sıklıkla Olur?Adet kanamaları bayanlarda ayda bir defa olur. 25 ile 30 gün arayla süren adet döneminin normal seyirde olduğu söylenebilir. Adet kanamaları 3 ile 7 gün arasında sürer.   Kanamalar ilk günler daha çok olmasıyla beraber ilerleyen günlerde azalmalar göstermektedir. Adet kanaması her ay aynı şiddetle olamayabilir. Bir ay daha çokken diğer ay daha az da olabilmektedir.Düzensiz Adet GörmeAdet kanamaları hormonsal olmasıyla beraber diyet , heyecan , stres , vücut ağırlığı veya farklı rahatsızlıklardan etkilenerek düzensiz olabilmektedir. Adetin ilk yıllarında kanamaların düzensiz olabildiğini söyleyebiliriz. Menarş sonrasında hormonların ve üreme organlarının uyum içerisinde çalışmasının düzene girebilmesi de zaman alabilmektedir.Adet Dönemi Çok Kısa SürüyorsaBayanlar olduğundan hassas bir yapıya sahiptirler. Yaşam tarzı , etrafta oluşabilecek olumsuzluklar, egzersizler veya stres nedeniyle adet dönemi kısa sürebilmektedir.Adet Döngüsü Çok Uzun SürerseBazı kızlar yıl içinde sade 3 – 4 defa adet görebiliyorlar. Yapılan ağır egzersizler , stres , ani kilo kayıpları gibi nedenlerden dolayı adet döngülerinin uzun sürdüğünü söyleyebiliriz. Bununla beraber hormonal bozukluklar yüzünden de sürenin uzayabileceğini söylememiz mümkündür.

Adet Söktürücü Bitkiler Nelerdir

Adet döneminde baş edemediğiniz sorunlardan bir tanesi de adet gecikmesidir. Bu durumu bitkiler yardımıyla daha rahat şekilde çözüme ulaşabiliyoruz. Bu süreçte bitkiler önemli rol oynamaktadır. Adet gecikmesiyle beraber sancılı bir dönem sizinle olacaktır. Ayrıca kanamalardaki gecikme de daha stresli olmanızda etken olacaktır. Bitkisel ve tamamen doğal çözümlerle bu durumu en az sancıyla atlatmanız mümkündür.

  • Dere Otu Bitkisi : salatalarımızdan eksik etmediğimiz dere otu aynı zamanda adet söktürücü özelliğiyle de bilinmektedir. Çiğ tüketilmesiyle birliktülkemizde isminine adet söktürücü etkisini gösterecektir. Fakat rahim kasılmasını arttırdığından dolayı ise hamilelik döneminde kullanılmamalıdır.
  • Siyah ve Mavi Koho : ülkemizde ismi yeni yeni yayılan bu bitki Amerikalılar tarafından yıllardır adet söktürücü olarak ve adet kanamasını düzene sokmak amacıyla kullanılmaktadır. Adet ağrılarını yok edip aynı zamanda hormon dengesini korumaya yardım etmektedir. Adet döneminde sancıyı yok eden bu bitki bayanların vazgeçilmezi haline gelmiştir. Bu bitkiler çay olarak veya salatalarda tüketilmektedir.
  • Havuç : yıllar boyunca adet sancısı için kullanılan havuç ise çiğ tüketimi ile adet kanamalarını kolaylaştırmaktadır. Sık sık tüketimi adet düzensizliği yaşayan bayanlara tavsiye edilmektedir. Adet söktürücü yiyeceklerden birisidir.
  • Zerdeçal :bir çok organımıza faydası bilindiği üzere son yıllarda tüketimi artmıştır. Aynı zamanda adet söktürücü özelliğiyle de oldukça etkilidir. Zerdeçal kurutulup toz haline getiriliyor. Bu durumda alıp bal ve yoğurtla karıştırıp tüketmenizde yarar vardır. Yemeklerde veya salatalarda da sıkça kullanılmasına önem göstermeliyiz. Zerdeçal iyi bir adet söktürücü olup bitkisel tedavi yöntemlerinin arasında yer almaktadır.

adet söktürücü çaylar

Adet Söktürücü Bitki Çayları

  • Papatya ve Biberiye Bitki Çayı : bu iki bitki adet söktürücü etkisi olan bitkilerdir . papatya ile biberiyeyi beraber kaynatıp içmenizde yarar vardır. Bu da bitkisel yöntemlerden biridir. 20 gram papatya ile 20 gram biberiyeyi 2 bardak su katarak kaynatıp tüketin. Kanamaların başlayacağını göreceksinizdir.
  • At Kuyruğu Otu ve Bal Kürü : adet söktürmede fazlasıyla etkili olan bu kürün tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Az miktarda at kuyruğu otunu bir bardak su ilave ederek kaynatın ve ardından içerisine bir kaşık kadar bal koyup için. Oldukça etkili bitkisel yöntemler arasındadır.
  • Kekik ve Civan Perçemi Çayı : 20 gram kekik ile 20 gram civan perçemi bitkisini beraberce kaynatın. Bitkileri süzdükten sonra tüketebilirsiniz. Ayrıca bir kaşık bal katmanızda da yarar vardır. Gün içinde birkaç defa tüketebilirsiniz. Ardından ise adet kanamalarının düzene gireceğini göreceksiniz.
  • Hatmi Çiçeği İle Civan Perçemi : adet söktürücü etkisinden dolayı en çok kullanılan karışımlar arasındadır. Adet dönemi yaklaştığında hala adet belirtisi olmayan bayanlar bu çayı kullanmasında yarar vardır. Adet kanamalarını düzene koyup sancıyı azaltma özelliğine sahiptir. Bitkilerden bir miktar alıp su ile birlikte kaynatılıp içilmesi tavsiye edilmektedir.
  • Alıç : adet gecikmesini yaşayan bayanlar adet döneminin yaklaştığı zamanlarda kaynar suya alıç atıp 10 dakika boyunca demlenmesini bekleyip ardından günde üç bardak olarak tüketmesinde yarar vardır. Önemli adet söktürücülerin arasında yer almaktadır.
  • son olarak adet söktüren bitkiler olarak ; papatya , maydonoz , kimyon , nane , nergis, safran , havuç tohumu , kekik , misk , karabaş otu gibi bitkiler olarak sıralayabiliriz.

Adet dönemi boyunca gecikmelerin veya sancıların durdurulması artık gayet mümkün.

Sünnet İçin En Uygun Yaş Zaman Nedir

sünnet için en uygun zaman yaş nedir

Sünnet Nedir

Sünnet , erkek çocuklarının penisinin ucundaki sarkan fazla cildin , penisin baş tarafının tamamının ortaya çıkacak şekilde alınması olayına sünnet denilmektedir. Bu parçanın alınmaması takdirde tıkanıklık , idrar yolun enfeksiyonları ve hatta idrar akımının engellenmesi gibi olumsuzluklara yol açmaktadır.Bunun yanı sıra deri de iltihaplanabilmektedir. Bu yüzden o deri parçasının alınması idrar yolunda oluşabilecek iltihaplanmaları önlemektedir. Sünnet olmayan çocuklar ile kıyas yaparsak eğer yaklaşık on katı kadar çocukta idrar yolu iltihaplanmaları daha fazladır. Sünnet olmayan erkeklerde penis kanserine ve de cinsel yol ile oluşan rahatsızlıklara daha çok sık rastlanmaktadır. Bu nedenle ise tüm dünyada sünnet yaptırmayı tercih eden bireylerin sayısı artmaktadır.Sünnet olmak penis kanseri riskini büyük oranda önlemektedirSünnet için özel durumlarBazı durumlar karşısında ise durumlar acil sünneti gerektirebiliyor. Bazı erkek çocukların sünnet derisi çıkışları daha çok dar olabiliyor. Bu duruma fimozis adı verilmektedir ve bu durum karşısında çocuğun idrarını dışarı atması çok güç olacağından dolayı ise hemen sünnet edilmesi önerilmektedir. Balanit adı verilmiş olan sünnet derisi iltihaplanmalarında da sünnet olmak yararlı bir çözümdür. Bu durumun yanı sıra iltihap riskini en aza indirgeyebilmek için sünnetin önemini vurgulamakta yarar vardır.sünnet ne zaman yapılmalı

Sünnet ne zaman yapılmalıdır

Sünnet bir çok açıdan yararlı olduğu bilinen bir durumdur. Fakat oldu bittiye getirmek yerine uygun koşullarda ve uzmanların elinde yapılmasının önemi büyüktür. Aile genel olarak sünnet yaşına karar verirken zorluk çekiyor. Son zamanlardaysa aileler yeni doğan bebekleri sünnet yaptırmayı tercih etmiş bulunuyor. Bu durumun olumlu ve de olumsuz durumları bulunmaktadır. Yeni doğan bebekte sünnetin kolay olmasıyla beraber anestezinin de gerekmemesi gibi olumlu tarafları bulunmaktadır. Fakat sosyal boyutunu çocukların yaşamıyor olması gibi de olumsuzluğu bulunmaktadır. Bu nedenle ne çok büyükken ne yeni doğmuşken yapılması tavsiye edilmemektedir.

Sünnet kimler tarafından ve nerede yapılmalıdır ?

Öncelikle belirtmemiz gerekir ki çocuklar ile ilgili cerrahi eğitimini almış doktorlar tarafından yapılması önemle vurgulanmaktadır. Sünnet kesinlikle deneyim sahibi doktorlar tarafından, genel anestezi tercihi ile yapılmalıdır . sünnet cerrahi bir operasyon gerektiren ciddi bir ameliyattır. Eğer ameliyathane koşullarında sünnet gerçekleştirilmiyorsa sterilizasyon kurallarına mutlaka uyulmuş bir ortamda ve de ağrı hissedilmeyecek şekilde sünnetin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Çocuk ameliyat öncesinde sakinleştirici şurup içirilmelidir. Rahat şekilde ameliyata alınan çocuk penisine sınırlı uyuşturma uygulanarak ameliyat sonrasınınsa birkaç saatinin rahat geçmesi sağlanıyor.

Sünnet sonrasında bebeğin alt bezi bağlanabilir mi ?

Sünnetin ardından alt bezi bağlanan bebeklerde bezin bağlanması sakıncalı bir durum oluşturmamaktadır. Bez bağlamayan çocuklar için ise korumalı sünnet çamaşırı önerilebilir. Banyo için serbestlik geldiğinde ise aynı zamanda çamaşırı da artık rahatça giydirebilirsiniz.Sünnet sonrası ağrı kesici kullanımıAğrı başlamadan öncesinde ağrı kesicinin verilmesi tavsiye edilmektedir. Fakat dozundan çok ağrı kesici verilmesi de ağrıyı azaltmak yerine çocukta yan etki oluşturabilir. Asla çocuklara fazla ilaç verilmemelidir. Hastanede sarılmış olan sargıların ilk idrar çıkışı ile atılması gerekmektedir ve yenisinin yapıştırılması önerilmektedir. Bölgenin etrafına alkollü pamuk dokundurulması durumunda ise rahatlama sağlanacaktır.Sünnet sonrası kanama olmasıSünnetten ilk 24 saat kadar süre içinde sızıntı şeklinde oluşan kanamaların bir sakıncası yoktur. Fakat damlama şeklinde kanama var ise ve silindiği taktirde anında yenisi doluyor ise bu durum karşısında müdahale gerekmektedir. Ikınma ya da ağlama kanama dozunu arttırabilir. Bu durum göz önüne alınarak yarım saat kadar beklenmesinde yarar vardır.Sünnetten sora banyo yapılabilir mi ?Üçüncü günde banyo yaptırmanın bir sakıncası bulunmamaktadır. Her gün yapılan banyo pipinin daha hızlı toparlanmasına yardımcı olacaktır. ılık bir banyo aynı zamanda pansuman işlevi görebilmektedir. Ayakta duş alınmalı ve pipiye farklı müdahalelerde bulunulmamalıdır. Aynı zamanda şunu söylemeliyiz ki dikişler banyoda kendiliğinden düşebilmektedir.Sünnet yarasının iyileşmesiYaranın iyileşme süresi dört haftayı tamamlayınca gerçekleştirilmektedir. Kırk sekiz saatin ardından ise ağrı veya kızarıklık iltihaplanmadan kaynaklı olarak olabilmektedir. Pipi ucunda kabuk oluşması normaldir. Banyo sırasında geçecektir bu durum . Sünnetin ardından pipi ucunu koruyan deriyi kaybetmek hassasiyeti arttırabilmektedir. Sünnet sonrasında ise ateş olmaz , olduğu durum ise iltihaplanmayı işaret etmektedir.Sünnet sonrası şişlik oluşmasıPipinin kimyasının değiştiği önemli cerrahi işlem sonucunda şişlik oluşumu normaldir. Bazen bu durum aşırı olarak da gözlenebilmektedir. Genel olarak yedi ile on gün arasında geçmesi beklenir.

Sünnet için en uygun yaş

Sünnet için en uygun yaş oldukça görecelidir diyebiliriz. Bir çok psikiyatrisler bir ile altı yaş arasında sünnetin sakıncalı olduğunu savunurken kimi psikiyatrisler ise iki ile dört yaş arasını önermemektedir. Bu konuyla ilgli genel kanının bir yaş öncesi ya da altı yaş sonrası olduğu olarak özetlenebilir.Bu durum yüz yıllaröncesine dayanan ‘kastrasyon anksiyetesi’ toreme dayanmaktadır. Bu teoriye göre ise iki ile altıyaş grubu çocukların annesine beslediği cinsel duygular ve bu zamanda babasına beslediği öfkeyle onlarla çatışması durumunu ortaya sunar. Düşman olarak benimsediği babasının kendisine vediği cezalar yüzünden zarar vereceğini düşünür. Bu düşüncenin temeli babanın cezalandırıcı olmasıdır. Babasına karşı beslediği öfkeyle babasının onu cinsel organından yoksun bırakacağını düşünmektedir. Sonraki zamanlarda da bu teori göz önünde bulundurularak bir yaş grubu sonrasındaveya yedi yaş öncesinde yapılacak olan sünnetin çocuğun ileriki yaşlaında yanergin bir birey olduğu zamanda psikolojik sorunlarla karşı kaşıya kallacağını belirtmiştir.Diğer bir yandan psikologların ve psikiyaristlerin faillik dönemdeki sünnet olma durmu ileriki yıllarda psikolojik sorunlara öncülük edeceği düşüncesi yüz yılı aşkın uzunca süedir ortaya atılmamıştır. Bir diğe bakışla da çocukların altıyaşında cinsel kimliklerinin oluşup tanıdığı andır. Bu dönem cinselkimliklerini benimsedikleri zamandır. Sonuç olarak bir çok kanının harmanı olarak en sağlıklı dönem olarak bebeklik dönemini seçmenizde fayda vardır.

Bebeklerde sünnet için en uygun zaman

Sünnet için en uygun zaman bebek doğduktan sonraki ilk 1. ay ile 6. ay arasıdır. Yenidoğan bebek anestezi almadan sadece ağrı kesici yapılarak hiç birşey hissetmeden sünnet olabilir. Ay arttıkça hissedilen ağrı sa artabilmektedir. Bu sebeple sünnet ilk 2 ay içinde yapılması en uygun zamandır.Sünnet yapılmadan 30 dakika önce bir krem sürülerek  pipinin uyuşması sağlanır. 10 dakikalık bir sünnet işleminden sonra bebeğin penisine herhangi bir sargı veya başka birşey sarılmadan üzerine sadece aloe vera özlü bir bitkisel krem sıkılarak bebeğin bezi bağlanır. Bu işlem sünnet sonrasında 1 hafta boyunca tekrar edilir ve sonrasında hiçbir bakım yapmanıza gerek yoktur. Aloe vera kremi pipinin üzerine mayonez gibi pipi görünmeyecek şekilde sıkın ve bezi kapatın. Hiç birşey olmayacaktır.Bebeklerin pipisine sünnet sonrasında sargı bezi bağlanmaması yüzünden sünnet yapılan bölgeye idrar bulaşmaz mı veya idrar sünnet yarasına zararlı mıdır gibi sorular akla gelebilir. Aksine idrar sünnet yarasının iyileşmesine yardımcı olmaktadır. İdrarda kesinlikle mikrop bulunmaz çok sterildir. Ancak sünnet bölgesine kaka bulaşırsa bir tentürdiyot ve pamuk ile temizlenmesi gerekir.idrar sünnet yarasını hızlıca iyileştirirBebekler ilk aylarda sünnet olduktan sonra ilk gün ve ikinci gün ağrı kesici şurup alabilirler sonrasında zaten ağrı hissetmezler. Bu sebeple ne kadar erken sünnet ettirirseniz o kadar daha hızlı iyileşecektir bebeğiniz.

Sünnet nasıl yapılır

Aşağıdaki resimde görüldüğü gibi sünnet 3 işlemde tamamlanır. Cerrahi olarak oldukça basit bir işlemdir. Sadece doktorun tecrübesi sünnetin güzel kesilmesi ve sonrası için önemlidir.

Doğal Antibiyotikler Bitkiler Nelerdir İçeren Yiyecekler

doğal antibiyotikler nelerdir

Doğal Antibiyotik İçeren Yiyecekler

Stres, yorgunluk ve yetersiz beslenme sonucunda insan vücudu kendini savunmasız bir hale getirir ve mikropları kolay bir şekilde vücuduna alabilir. Bunun temel sebepleri arasında ise bağışıklık sisteminin çökerek bu virüsler ile savaşmaya gücü kalmamasıdır.Hastalıklardan korunmak için bağışıklık sistemini en üst seviyede tutacak besinleri vücudumuza katmalıyız. Genel anlamda hastalıklardan kendimizi korumak adına antibiyotik takviyesine başvururuz. Tıbbi antibiyotik faydalı olduğu kadar bir o kadar da zararlıdır. Sık süreler ile kullanılan antibiyotikler vücuda ciddi hasar yaratmaktadır. Bu sebepten ötürüdür ki doğal antibiyotik içeren besinleri tüketmek bu işin en mantıklı sonucudur.Hastalanma sırasında direk olarak antibiyotiklere yüklenmeyip, doğal yiyeceklerden bu ihtiyaçlarımızı karşılamamız gerekir. Doğal antibiyotiklerle bünyemizi daha sağlam ve bağışıklı bir hale getirmemiz mümkündür. Doğal antibiyotik içeren yiyecekler nelerdir diye kendinize bir takım sorular sorabilirsiniz. Bu soruların cevabı ise makalemizin devamında yer alacaktır.

Doğal Antibiyotikler Nelerdir

Doğal antibiyotikler nelerdir tarzında bir soruyu sorduğunuzda alacağınız ilk yanıt soğan ve sarımsaktır. Yapılan araştırmalara göre doğal yollardan antibiyotik almak isteyen bireyler soğan ve sarımsak yiyerek bağışıklık sistemlerini güçlendirebilirler. İçerisinde bulunan bileşenler ile vücutta mikropların yayılmasını engelleyen bu besinlerin mümkün olduğunca çok fazla tüketilmesi gerekmektedir. Pişmiş soğan ve ya sarımsak yerine çiğ tüketmek sonuçlarının daha etkili olacağını sizlere gösterecektir.Doğal Antibiyotik BaharatlarBaharat denildiği zaman çok geniş bir alana açılan bu kapıda doğal antibiyotik barındıran baharatlar şu şekildedir; karabiber, pul biber, kimyon, acı kırmızı biber ve sumaktır.Bunların içerisinde diğerlerine oranla daha işlevli bulunan acı kırmızı biber hem vücudun mikroplarını öldürür hem de bağışıklık sistemini güçlendirir. Vücuda direnç katan bu besinler aynı zaman içerisinde de kuvvetli bir antibiyotik etkisine sahiptir. Biber tüketimi ile içerisinde bulunan minerallere sahip olmamızın yanı sıra kuvvetli bir antioksidan özelliği de bulunmaktadır.

Doğal Antibiyotik İçeren Bitkiler

Doğa içerisinde insan faktörü olmadan yetişen bitkilere doğal bitkiler denilmektedir. Bazı bitki türleri vardır ki içindeki bileşenlerde antibiyotik özelliği bulunmaktadır. Doğal antibiyotik içeren bitkiler; kekik, karabaş otu, dağ çiçeği, ada çayı, meyan kökü gibi bitkilerdir. Bu bitkiler genel anlamda kaynatılarak çay olarak içilmektedir. Bu şekilde tüketilen bu bitkiler kana direk karıştığı için daha etkili çözümler sunmaktadır.

Doğal Antibiyotik Sebzeler

Doğal antibiyotik sebzeler arasında tüketilmesinde büyük fayda olan besinlerden biriside ıspanaktır. Ispanak içerisinde bulunan bol miktarda demir ve protein ile kendinizi daha iyi hissetmeniz olağan bir durumdur. İçerisinde bulunan lifler ile sizi daha tok tutar. Aynı zamanda da vücut direncinin arttırılmasında büyük rol oynar. Ispanak içinde bulunan çok miktarda C vitamini ile kış aylarını soğuk almadan geçirmeniz mümkün bir durumdur. Kemiklerin ve dişlerin kuvvetlenmesi için önemlidir. Bebekler için tamamen doğal bir antibiyotik olarak kullanılabilir. Kan dolaşımını hızlandırır ve karaciğeri temizlemektedir.Bir diğer faydalı sebzede lahanadır. Lahana içerisinde bulunan B, C, E vitaminleri ile romatizma, şeker ve vb. hastalıkların azalmasında büyük önem göstermektedir. Aynı zamanda lahananın kan temizleme özelliği bulunmaktadır. Doğal bir antibiyotik içeren bu sebzeler vücuttaki toksinlerin atılmasında büyük yarar sağlamaktadır. İdrar söktürücü özelliği bulunan bu sebzenin kanser hücrelerinin yayılmasını da engellemektedir. Yaraların iyileşmesi, vücuda U vitamini ile etki etmesi, kalp krizini engellemesi ve tiroit bezlerinin yavaş çalışmasını sağlayan etkileri bulunmaktadır.doğal antibiyotik içeren bitkilerDoğal Antibiyotik İçeren Yiyecekler Nelerdir diye düşünen bireyler brokoli tüketerek kendilerini daha iyi hissetmesi mümkündür. Brokoli içerisinde bulunan yoğun antibiyotik ile vücuda karoten maddesi vermektedir. Bu sayede daha dirençli ve kuvvetli bir bünyeye sahip olunması beklenmektedir. Bol miktarda C vitamini ve B1 vitamini salgılayarak soğuk algınlığı riskini en aza indirip, vücudun mineral ihtiyacını karşılamaktadır. Elma suyu, havuç suyu ve brokoli suyundan oluşan bir karışım doğal antibiyotik kürüdür. Bir diğer faydalı olan besin ise enginardır. Enginar içerisinde bulunan bileşenler ile karaciğer yenilenir ve kal düzenli bir ritme girer. Enginarın içerisinde bulunan antibiyotik etkisi ile vücutta birikmiş vaziyette bulunan atıkların vücuttan dışarı çıkarılmasında kullanılır. Bu sebepten ötürü vücut kendini daha dinç bir şekilde görür. Üre ve kolesterol kontrolü ile kalp kaslarını güçlü kılan sebzeler arasındadır.

Doğal Antibiyotik İçeren Meyveler

Doğal antibiyotik içeren meyveler arasında en etkili olan besinler; muz, nar, kayısı ve portakaldır. Muzun içerisinde bulunan bileşenler ile vücudunuzda bulunan yorgunluk hissiniz kaybolur. İshal tedavi edici özelliği ile bünyenizi rahatlatır. Kas sistemlerindeki yorgunluğu alarak iyileştirici bir güce sahiptir. Bir diğer yararlı meyve ise nardır. Nar içerisinde bulunan vitaminleri ile kış aylarının vazgeçilmez besinleri arasındadır. Prostat kanseri ve ya cilt kanseri hastalığına yakalanmış bir kişi nar tüketimini gerçekleştirerek bu hastalıktan doğal yollarla kurtulabilir. Doğal olarak antioksidan özelliği bünyeyi temiz tutar ve toksinler vücuttan uzaklaştırır. Böbrek iltihabına iyi gelen nar tansiyon düşür ve cildinize güzel bir görünüm kazandırır.

Hamilelik Belirtileri Nelerdir Ne Zaman Başlar

hamilelik belirtileri nelerdir Gebeliğin göstergesi olarak belirtilen temel durum adetin gecikmesidir. Adet gecikmesi ile hamile olunduğunun düşüncesine kapılmak mümkündür. Fakat bilinmesi gereken net bir durum ise her adetin gecikmesi gebeliğin gerçekleşeceği anlamına gelmemektedir yani adet gecikmesi hamilelik belirtisi değildir. Hamilelik belirtileri ilk ne zaman başlar yazımız için tıklayın.Peki hamilelik belirtileri nelerdir? Bazı kadınlarda adet döngüsünün düzensiz olmasından ötürü hamilelik kararına varılmaması gerekir. Adet dönemi öncesi yaşanan durumlar ile hamilelik öncesi yaşanan durumlar birbirleri ile benzeyebilmektedir. Bundan ötürü bazı kesin belirtiler yaşanmıyor ise hamile olunduğu kanısına kapılmak yanlış olur.Belirtilerden bir veya birkaç tanesine sahip olmanızda kesin bir şekilde hamile olduğunuzu kanıtlamaz. Bir anne adayı gebe kaldıklarını fark edene kadar doğum kontrol ilaçlarını kullanmaya devam etmesinden ötürü endişeye kapılır.Yapılan araştırmalara göre endişe duyulacak herhangi bir noktanın olmadığı kanıtlamış bir gerçektir. Gebe kalındığını anlamanın en temel yolu hamilelik testi yaptırmaktır. Adet gecikmesi ile birlikte test yaptırmak bu işin net sonucunu ortaya koyacaktır.

Hamilelik Belirtileri Nelerdir

Hamilelik belirtileri nelerdir diye düşünen anne adaylarının bilmesi gerek bazı özel durumlar bulunmaktadır. Bu durumlar şu şekildedir;

Hamilelik Belirtisi Yorgunluk

Gebe kalan anne adaylarında vücudun iş yükü artar ve metabolizma bebeğin gelişimi açısından daha hızlı bir hal alır. Bu sebepten ötürü halsizlik ve yorgunluk sürekli olarak sizi bulur. Hamilelik döneminde salgılanan çeşitli hormonlar arasında bulunan progesteron ile kendinizi daha bir mayışmış halde hissetmeniz mümkündür. Progesteron hormonu içerisinde bulunan bileşenler ile vücuda yatıştırıcı bir etki gelmektedir. Halsizlik ve yorgunluk ile uyuma ihtiyacı hissetmeniz normaldir.Memelerde Hassasiyet ve İrileşme Hamilelik Belirtisi midir?Hamilelik belirtileri nelerdir diye aklından geçiren anne adaylarının vücutlarında çeşitli tepkimeler meydana gelir. Bunlardan birisi de memelerde hassasiyet ve irileşmedir. Hormonsal değişikliklerin etkisi ile göğüs bölgesinde gerçekleşen büyüme bazı zaman aralıklarında ağrıya dönüşebilmektedir. Bu büyüme ile hassasiyet artması sonucunda ağrılar daha net hissedilebilmektedir. Hamilelik durumlarında bazı anne adaylarının meme uçlarında renk değişimi de gözlenebilmektedir.Hamilelik Belirtisi Olarak Mide Bulantısı ve KusmaBir çok kadının ilk hamilelik belirtilerinden biri olan mide bulantısı ve kusma bazı durumların kesinleştiğinin göstergesidir. Hormonların etkisi ile sabah uyandığınız sırada midenizin bulanması çok normal bir durumdur. Bunun dışında günün belirli saatlerinde herhangi bir şekilde midenizin bulanıyor olması ve ya kokulara aşırı hasiyet hamileliğin belirtileri arasındadır. Önceleri rahatsız olduğunuz bir kokuyu şimdi sevmeniz ve ya sevdiğiniz bir kokudan şu anda rahatsız olmanız çok normaldir.İştahın Açılması Hamilelik Belirtisi midir?Çoğu anne adayının yaşadığı hamilelik belirtilerinden biriside iştah açılmasıdır. İştahın açılması ile birlikte daha önce tadından haz almadığınız besinleri dahi tüketmeniz mümkündür. Sürekli olarak karnınızın aç olduğunu hisseder ve çeşitli yiyecekleri aşerirsiniz. Mevsiminde olmayan meyveleri canınızın çekmesi de bu işin cabasıdır. Bazı hamile bayanlarda ise sevilen yiyecekleri hamilelik döneminde tüketememe durumu gerçekleşir.Sık İdrara ÇıkmaHamileliğin evreleri ilerledikçe idrara çıkma istediğiniz sıklaşacaktır. Sık idrara çıkma ile beklide gün içerisinde 20-25 defa idrara çıkma durumunuz olacaktır. Her hafta idrara çıkma isteğiniz artış gösterecektir. Genel anlamda gece uykularınızın bölünmesinin sebebi idrara çıkma eylemi olacaktır. Bazı durumlar dahilinde anne adaylarında sık bir şekilde kabızlık problemi de yaşanabilmektedir.

Hamilelik Belirtisi Baş Dönmesi

Gebelik döneminde kan damarlarının genişlemesinden ötürü tansiyonunuz sık bir şekilde düşebilir. Uzun bir müddet ayakta kalmanız ve ya oturduğunuz yerden ani bir şekilde kalkmanız sonucu baş dönmesi yaşanabilmektedir.Ruh Halinde Olan DeğişikliklerVücutta gerçekleşen değişimlerin yanı sıra hormonal faaliyetlerin artması sonucunda ruh halinde olan değişikliklerde farklılıklar meydana gelebilir. Daha önce sinirlenmediğiniz bir şeye bu zaman aralığında sinirlenebilir ve ya sinirlendiğiniz durumları olgunluk ile karşılamanız mümkündür. Hamileliğin içerisinde bulunan gülerken bir anda gelen ağlama yetisi ile bir çok anne adayı bu durumu yaşamaktadır. Duygusal hareketlenmenin bir hayli çok olduğu bu dönem genel anlamda hassas zamanlardır.Hafif Kanama ve Hamilelik BelirtileriBazı anne adaylarında hamileliğin belirtisi olara vajinal kanama yaşarlar. Dölleme sürecinin üstünden 2 haftalık bir zamanın geçmesi ile birlikte spermin yumurtaya yerleştiğinin yumurtanın rahimde kendine uygun bir yer bulduğunun göstergesi olan bu kanama bir nevi yerleşme kanamasıdır. Hafif kanama genel anlamda adet dönemine gelmesi ile birlikte adet kanı ile karıştırılmaktadır. Fakat diğer döneme denk gelmesi halinde rahatlıkla anlaşılması mümkün olan bu kanama daha çok beneklenme şeklinde gerçekleşmektedir.Vücut Isısının YükselmesiGebelik döneminde metabolizmanın hızlanmasında ötürü vücut ısından büyük artışlar yaşanmaktadır. Kendinizi hafif bir şekilde ateşleniyormuş gibi hissetmeniz tamamen doğal iken soğuk almış olma ihtimalinizi de göz önüne aldığınız zamanlar bulunmaktadır. Hamile kalma sürecinde olmanıza karşılık vücut ısısının yükselmesini özenle takip etmeniz gerekmektedir. Uzun süreli terlemeler sonucunda doktora başvurmanız gerekmektedir.hamilelik belirtileri ne zaman başlar

Hamilelik Belirtileri Ne Zaman Başlar

Hamilelik belirtileri nelerdir diye düşünen anne adaylarının dikkat etmesi gereken diğer bir nokta da gebelikte karın şişliğidir. Gebeliğin ilk haftalarında karın bölgesinde oluşması mümkün olan şişlik size adet olacağınızın göstergesi olarak gelebilir. Hamilelikte ilk haftalarda ani bir değişim olmamasından ötürü elbiselerinize rahat bir şekilde sığmanız sizi hamile olmadığınız düşüncesine kaptırabilir. Fakat gebeliğin ilk haftalarında karında istemsiz bir şişme gerçekleşir.

Adet Söktürücü Bitkiler Nelerdir

adet söktürücü bitkiler nelerdir Bayanların adet dönemlerinde çektikleri ağrıları azaltmak adına ve kanama dönemlerinin düzenlenmesi için bazı faydalı bitkiler bulunmaktadır. Günümüz şartlarında alınan besinler yaşanan stresler ve şartlanmalardan ötürü adetlerde gecikme ve ya adet sırasında kan durması gibi çeşitli durumlar söz konusudur.Stresli bir zaman içerisinde adet olan bir bayanda genellikle ya adetinin her zaman ki tarihinden geç ya da erken gelmesi ve ya adet sırasında çeşitli kesintiler yaşanmaktadır. Adet yaşantıları bir bayanın yaşamını olumsuz yönde etkileyebileceği gibi bir yandan vücudunun temizlenmesi adına önemli bir durumdur.Adet döneminde sancının geldiği, kanamanın gelmediği durumlar oluşabilmektedir. Olumsuz etkilenen bu durum içerisinde bayanlar ne zaman adet olacağım korkusu ile günlük işlerini bile erteleyebilmektedir. Kısacası adet problemleri bayanların ortak sorunudur. Adet söktürücü bitkiler ile bayanlar geç adet olmaktan ve ya adet sırasında her zamankinden daha az kan gelmesi gibi durumlar engellenmiş olur. Adet döneminde acılarınızı azaltacak ve ya adet döneminizi rahatlatacak olan bu bitkiler ile ilgi çeşitli bilgiler bulunmaktadır. Adet söktürücü bitkiler ile yaşamınızı daha rahat ve kullanılabilir bir hale sokmanız mümkündür.

Adet Söktürücü Bitkiler

Adet gecikmesi yaşayan kadınların papatya ve biberiye karışımında oluşan bir çay ile düzen sağlayabilirler. Adet söktürücü bitkiler içinde bir hayli önemli ve kullanımı yaygın olan bu bitki içindeki bileşenler ile kadınları yatıştırıcı bir özelliği vardır. Bir diğer yararlı bitki karışımı da atkuyruğu otudur. Atkuyruğu otu ile adet sancılarınızı azaltıp kanamayı düzene sokabilirsiniz. Atkuyruğu otu acı bir bitkidir. Sade bir halde içemeyen bayanlar içerisine bal karıştırarak içimini kolay bir hale getirebilirler. Adetlerinin geciktiğini düşünen bayanlar civan perçemi ve çörek otunu bir araya getirerek kaynatabilirler. Bu karışımda da çörek otundan ötürü bir acılık bulunmaktadır. İçerisinde bal koyulması dahilinde içilebilir bir kıvama gelmektedir. Kısırlık problemi yaşayan bayanlar bu çayı içerek fayda görebilirler. Menopoz döneminde adet kesilmesi tarzında problemler yaşayan bayanlar bu sorunun çözümü adına bu çayı içebilirler.Adet söktürücü bitkiler nelerdir sorusuna cevap çeşitli tarifler bulunmaktadır. Bunların arasında çiriş otu önemli bir tutmaktadır. Kaynatılmasının ardından içerisine bal ilave edilerek içilmesi mümkündür. Sade çörek otu ve bal karışımının muhteşem derece adet söktürücü etkisi bulunmaktadır. Diğer bir tarif ise kekik suyu içilmesidir. Bir miktar kekiğin su içerisinde kaynatılması ardından isteğe göre bal ilavesi ile içilmesi mümkündür. Kekik suyunu gün içerisinde üç defa tüketme şansınız bulunmaktadır. Adet dönemi içerisinde sancısı çok olan bayanlar aç karnına kuş dilini kaynatarak tüketebilirler. İsteğe göre içerisine bal ilave edilerek bu çayı tatlandırmaları mümkündür. Dere otu kullanımı hem sofralarda hem de çay yapımında önemlidir. Adet söktürmek adına iki çay kaşığı büyüklüğünde kurumuş dere otu dövülerek kaynatılır. Gün içerisinde bir bardak tüketimi ile adet sancısı çeken bayanların adet kanamalarının gecikmesini önler. Kerevizin bol bir şekilde tüketilmesi de bu sorunu ortadan kaldırmak için faydalı bir yöntemdir.Belirttiğimiz bitkiler ile adet sancısı yaşayan bayanların sancısının azalması, adet söktürme işlemi, adet anında kanın akışında kesilmeyi önleme gibi problemleri önlemektedir. Genel anlamda bir bayanın yaşamını büyük bir ölçüde etkileyen adet sancılarından korunmak adına stresi hayatınızdan çıkarmanız gerekmektedir. Çıkarılamayan stres sonucunda ne yaparsanız yapın kendinizi bir türlü rahatlatamazsınız ve bu tip sorunları sürekli bir şekilde yaşayarak yaşamınızı devam ettirmek zorunda kalırsınız. Adet sancılarını kesmek ve söktürmek için bir diğer çay tarifi de şu şekildedir;

Adet söktürücü çaylar

Maydanoz, civanperçemi, papatya, nane, kimyon, kiraz sapı, karabaş otu ve ada çayını bir araya getirerek muhteşem bir tarif hazırlamanız mümkündür. Hazırlanış yöntemi oldukça basit olan bu çayın adet sancılarını azaltması ve adet söktürücü bir etkisi olması gözden kaçmayan bir durumdur. Bitkilerin hepsinden bir çay kaşığı büyüklüğünde koyularak hazırlanan bu karışımı çay şekliden içmeniz mümkündür. Bu bitkilerin hepsine sahip olmayan kişilerde tedarik süreci zarfında elinde hangisi bulunuyor ise onları bir araya getirip kaynatarak tüketebilir. Hepsinin ayrı ayrı tüketilmesi dahi bir çok şekilde bu sancıları azaltmaya yönelik olduğundan bir araya gelmesi ile çok daha güçlü bir etki yaratacağını sizlerde görebileceksiniz. Ada çayı, kimyon, papatya ve kiraz sapı ile sancılarınızın azaldığı bu dönem içerisinde sinirlerinizin zayıfladığını ve daha rahat bir yaşam içerisine girerek uyku problemi çekmeden kendinizi iyi bir şekilde dinlendirebileceğinizi görebilirsiniz.Adet söktürücü bitkiler arasında vücuda da bir çok yönden faydalı olan zerdeçal son zamanların en çok tüketilen bitkileri arasındadır. Zerdeçal ile adet gecikmelerinizi engelleyebilir ve iyi bir kanama süreci geçirebilirsiniz. Kurutulmuş ve toz haline getirilmiş bir zerdeçalı yoğurt ve bal ikilisi ile karıştırıp tüketebilirsiniz. Aynı zamanda toz haline gelmiş olan bu bitkiyi yemek ve salataların içlerine koyarak tüketme olanağınızda bulunmaktadır. Adetinizi doğal yollarla düzenlemeniz mümkün olan bitkisel bir tedavi yöntemidir.

Et Beni Neden Çıkar, Nasıl Yok Edilir, Aldırmak Zararlı mıdır

et beni neden çıkar Bütün herkesin güzel görünmek istediği günümüzde estetik kaygıları her an her yerde hissediyoruz. Vitrin camlarına çoğu kez aynada kendimizi görmek için bakarız, çünkü nasıl göründüğümüz çok önemlidir. Peki Et beni neden çıkar, et beni nasıl yok edilir ve et benini aldırmak zararlı mıdır görelim.

Et Beni Neden Çıkar

Kozmetik sanayi bu yüzden her an yeni ürünleri piyasaya arz edebiliyor, çünkü sürekli bir talep var. Dış görünüşün bu kadar önem taşıdığı günümüzde deri üzerinde beliren bir et beni büyük üzüntü kaynağı olabilir, hele ki genç kızlarımızda. Böyle bir durumda derhal et beni aldırma, yok etme, koparma gibi telaşlara düşüyoruz.Et Benine Hormonların EtkisiVücuttaki gelişim hormonlarının hızla çalışmaya başladığı ergenlikte ya da bazı hormonların artık yetmediği yaşlılık dönemlerin de et beni oluşumu fazlalaşıyor. Güneşte fazla kalmakta bu süreci hızlandırıyor.Bu tanımlamadan anlaşılacağı gibi et benleri aslında cildin bir şekilde deforme olmasıyla oluşuyor. Ya da vücutta çok terleyen yerlerde görülüyor. Cilde doğal rengini veren melanin deri üzerinde her yere eşit dağılmadığı için et benlerinin rengi de bulunduğu yere göre farklılaşabiliyor.Çoğunlukla kahverengi ve tonları olarak rastlanan et benleri beyaz et beni neden çıkar düşüncesiyle renk konusunda çeşitleniyor. Boyları nispeten küçük olsa da büyüyüp bir santime kadar çıkanlara rastlanıyor.Kafada Çıkan Et BeniBir zamanların çok sevilen komedi dizisinin kahramanı olan ve gündelikçi kadın tiplemesi çizen Kakılmış’ın sahne makyajında abartılarak öne çıkarılan et benlerinin özellikle yüzde çıktığı zaman oluşturduğu kötü görünüm insanı rahatsız ediyor. Zaten bu deri oluşumları genellikle yüz, boyun, ve vücudun kolay terleyen kıvrımlı bölgelerinde daha çok çıkıyor.Kafada et beni neden çıkar derseniz haklısınız, onları bazen saçların içinde bile görmek mümkün. Burada çıktığı zaman her saç tarandığında hasar gören ve can acıtan et benlerini yok etmek diğer bölgelerde çıkanları yok etmekten daha öncelikli olabilir. Bu arada şeker hastalarının da sıklıkla et beni çıkardığı gözlenmiş ama sebebi henüz açıklanamıyor.Et Benini KoparmayınÇoğu kez ellerde çıkan ve pütürlü bir yüzeyi olan siğiller et benlerinden farklı. Bulaşma özelliği olan siğiller tıpta verruko vulgaris olarak adlandırılıyorlar. Ama et beni bulaşmıyor ve yüzeyi de portakal görünümünde değil, pürüzsüz.İnsanın çoğu zaman koparıp alası geliyor, zaten ince bir bağla deriye bağlı. Ama et beni koparmak hiç de tavsiye edilen bir şey değil. Aslında bu oluşumları çekelemeyin, sıkmayın, çevirerek koparmaya da uğraşmayın. Sizi estetik olarak rahatsız etmeye başlamışsa bir cilt uzmanına başvurmak ve onun gözetimi altında aldırmak tercih edilecek en sağlıklı yöntem.et beni nasıl yok edilir

Et Beni Nasıl Yok Edilir

Et benlerini yok etmek için uygulanan tıbbi yöntemler arasında sağlık kuruluşlarında ve uzman gözetiminde yapılacak olan önce enjeksiyonla lokal uyuşturma sonra da jilet benzeri bir kesiciyle kesip alma en sık başvurulan yöntem.Geride minik bir iz kalsa bile sorun olacak türden olmuyor. Et beni nasıl yok edilir sorusuna verilen cevaplar büyük boydaki et benleri için küçük bir ameliyat olarak veriliyor. Bir santimi geçen bu benler için ayrıca katerizasyon denilen buharlaştırma, -60 dereceye kadar düşürerek dondurma ve koparıp almaya dayanan kriyoterapi yöntemleri de kullanılabiliyor. Ama özellikle dondurma sonrası oluşan morluklar işi büyütebilir.Bu yüzden et beni nasıl düşer için varılan en uygun sonuç şu aşamada radyo frekans yöntemi olarak görülüyor. Radyo frekanslarının ısıya çevrilerek problemli bölgeye uygulanması esasına dayanan bu işlemde sonradan herhangi bir iz kalması gibi tehlikeler de yok. Bazen güzellik merkezlerinde bile değişik amaçlarla uygulanan radyo frekans tedavileri ne olursa olsun işin eğitimini almış uzman kişilerce yapılmalı. Aldırmak Zararlı mıdır?

Et Beni Aldırmak Zararlı mıdır?

Bu konuda yanıt her zaman hayır oluyor. Saç dipleri içinde çıkan et benleri için özellikle radyo frekans yöntemi zaten öğütleniyor. Bu uygulama ile benin çevresindeki saç köklerine de zarar verilmemiş ve saç dökülmesi nedeni yaratılmamış oluyor. Et benlerinin çok az bölümü oluşumunu değiştirerek kansere dönebiliyor. Bu yüzden estetik kaygı yoksa et benleri ile uğraşmamak bile mümkün. Ama tıbbi yöntemlerle aldırmanın bir zararı da yok.Bitkiler Et Benleri İçin Çare OlabilirBu arada kendi kendinize bir takım bitkisel tedavileri de et beni ilacı olarak deneyebilirsiniz. Her yerde tarif edilen yöntem çakal eriği çiçeği ile kantaron otunun çiçeğini yaklaşık 15 dakika kadar kaynatıp içmek. Et beni oluşumunu engellediği biliniyor.Bu konuda bayır turpu çayı da size faydalı olacaktır. Bütün bunlardan başka kişniş, keten tohumu, elma sirkesi ve anason tohumu sürmek et benleri bitkisel tedavi yöntemleri öğütleri arasında sayılıyor. Hatta yoğurt ve mısır unu ile yapılan cilt maskeleri de yardımcı olabilir.

Meyveli Soda Kaç Kalori, Meyveli Soda Kilo Aldırır mı

meyveli soda kaç kalori kilo yapar mı

Meyveli Soda Kaç Kalori

Yemeği fazla kaçırdığımızda çoğumuz rahatlamak için soda ararız. Özellikle ramazan ayında, iftardan sonra aranır ve iyi gelir, bulunur ama aslında burada bir kavram karışıklığı yaşanmaktadır. Fakat öncesinde meyveli soda kaç kalori bilmek gerekir ki meyveli soda kilo aldırır mı anlamak için.İçilmesi gereken doğal maden suyudur ama biz soda der geçeriz. Konu hakkında biraz olsun okunmaya başladığı zaman iki kavramın birbirinden oldukça farklı olduğu görülüyor. Bunun sonuçları içecek piyasasındaki pazarlama taktiklerine kadar gidiyor.Soda Maden Suyu DeğildirÇeşme suyuna bikarbonat eklerseniz soda elde edersiniz. Bu bildiğiniz kabartma tozudur. Sodyum karbonat ise yıkama sodası olarak geçer, içmeyin. Ama bizi ferahlatan, hazmı kolaylaştıran içeceklerin arasında geçen gazlı meşrubatlar aynı zamanda özelleştirilmiş karbondioksit gazı taşırlar.

Meyveli Soda Kilo Aldırır mı

soda kilo aldırır mıKapakları açıldığında dışarı çıkan ve şimdi reklamlarda çok eğlenceliymiş gibi gösterilen gazlı içeceklerin tümünde bu karbondioksit gazı bulunur. Sade soda hiçbir kalori taşımaz, bu yüzden besleyici değeri de yoktur. Sade soda kilo aldırır mı diye endişelenmeye bu yüzden gerek yok. Ne kilo aldırır ne de işe yarar.İçilmesi Gereken Maden SuyudurKavram karışıklığına kurban edilen doğal maden suyudur. Maden suyu toprağın derinlerinde gelen, basınç yüzünden doğal olarak dışarı çıkan ve içinde doğanın minerallerini taşıyan kaynak suyudur. Her biri vücut için gerekli olan kalsiyum, sodyum, potasyum, florür, iyodür, klorür ve sülfatı eriyik halinde içinde taşır. Bu eriyiklerin ölçüsü ortalama olarak litrede 250 miligram kadar olmalıdır. Maden suları düşük veya yüksek mineralli olarak buna göre sınıflanırlar. Soda kaç kalori yakar demeden önce bu ayrımı bilmekte fayda var.

Maden Sularının Yararları

İçinde taşıdığı mineraller yüzünden maden suları her zaman sağlığa yararlı içeceklerden sayılırlar. Günde iki şişe maden suyu tüketmek kişiye zindelik verir. Özellikle sıcak günlerde terleme ile kaybedilen mineraller böylece geri kazanılabilir. Sindirime de her zaman yardımcı olur. Cilt sağlığı için çok faydalıdır.Ama tabii ki her şeyin fazlasının zararlı olduğunu unutmamak gerek. Örneğin sodyum minerali idrar yoluyla kalsiyum atılmasını arttırır, bu yüzden fazla maden suyu tüketimi kemik erimesi tehlikesi yaratabilir. Ayrıca yüksek tansiyon hastalarına da tavsiye edilmez. Dünya Obezite Birliği sağlıklı bireylerin günde 600 miligram mineralli su içilmesinin yeterli olduğunu açıklıyor. Son yıllarda doğal maden sularının içine çeşitli meyve aromaları katılarak tatlandırılmaya başlandı.Bu sade soda kaç kalori yakar sorusuyla beraber konuyu gene kalori alımına getiriyor. Sade maden suyuna limon sıkılarak yapılan içeceğin yanında şimdi hemen her çeşit meyveli maden suyu bulunabiliyor ama kavram karışıklığı sürüyor ve çoğu zaman biz meyveli soda ısmarlıyoruz. Limonlu soda kaç kalori diye merak etmek bu açıdan konuya biraz daha pratiklik getiriyor.

Maden Suyunun Kalori Miktarları

Doğal maden suları sıfır kalori sayılıyorlar. Ama meyveli soda yaklaşık 46 kalori taşıyor. Yani meyveli maden suyu kilo aldırır mı diye fazla endişelenmeye gerek yok. Buzlu çayların 30, elma suyunun 47, sıkılmış bir bardak portakal suyunun 45 ve sade kahvenin 0 kalori taşıdığı düşünüldüğünde taşıdığı mineral desteğinden ötürü her zaman tercih edilebilir. Sıcak bir yaz günü ilaç gibi gelen bu içeceği tükettiğinizde aklınıza limonlu maden suyu kaç kalori acaba diye fazla düşünmeyin, olsa olsa 46 kalori kadardır.Maden Suyu KaynaklarımızJeolojik olarak sürekli hareket halinde olan ve deprem tehlikesi yaratan Kuzey Anadolu dağları bu hareketlilik sonucu kaynak sularını da kolayca yüzeye çıkartıyor. Bugün Kuzey Anadolu’da seksene yakın doğal maden suyu kaynağı var. Doğu Anadolu’da 67, İç Anadolu ise 51 maden suyu kaynağı içilebilir özelliklere sahip.Bunların doğal akışı yıllık 64 milyon litreye yakın. Yani yılda 100 milyar şişe doğal maden suyu üretilebilir. Ama yıllık maden suyu üretimimiz bunun onda biri civarında. İster sade ister meyveli bol bol içilecek potansiyeli olan maden suları meyveli soda kilo yapar mı demeden tüketilmeyi bekliyor.Yüzünüze de SürebilirsinizDoğal maden suları sadece içilmekle kalmıyor. Çoğu mutfakta kek ve pasta yapımındaki malzemeler arasında. Hatta maden suyu üreticileri et türü yiyeceklerin kızartılmasında yağın yerine geçebileceğini açıklıyorlar. Kalamar türü bazı deniz ürünlerini yumuşatmak içinde sade maden suyu kullanılıyor. Kozmetik amaçlı da düşünülebilir. Pamuğun üzerine biraz dökerek yüzünüzü silerseniz cilt minerallerden yararlanabilir. Meyveli soda kilo yapar mı uzman tv’de konuşulurken bu konuya rastlamak mümkün.En Çok Tanınan Maden SuyuBiraz da nostaljiyi işin içine katarak düşündüğümüzde ülkemizde en çok tanınan ve sektördeki en eski markalardan biri olan Kızılay Maden Suları’nın kaynak arazisi 1870 yılından beri açık. O yıllarda Keşiş Dağı Maden Suyu olarak pazarlanan sular bugün içildikçe Kızılay’a destek sağlıyor.

Göz Seğirmesi Neden Olur, Nasıl Geçer

göz seğirmesi neden olur, nasıl geçer

Göz Seğirmesi

Göz seğirmesi neden olur? Göz seğirmesi nasıl geçer? Bu sorular birçok kişinin hayatının belli dönemlerinde cevap aradığı sorulardır. Neredeyse herkesin defalaraca karşılaşabileceği bir rahatsızlıktır seğirme. Gözdeki seğirme rahatsızlığı göz kaslarının istem dışı kasılmasıdır. Gözdeki seğirme rahatsız edici olmasına karşılık çoğunlukla önemsenecek bir durum değildir ve bir hastalığa işaret etmez. Gözde oluşan seğirme çoğunlukla birkaç günde geçer ve bir tedavi uygulanmasına gerek kalmaz. Nadiren bir hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkar, rahatsız edici olur ve iyileşmesi zaman alır.Gözde seğirme en çok yorgunluk, stres, fazla kafein tüketimi, uykusuzluk, bilgisayar ve telefona fazla bakılması gibi tetikleyiciler sonucunda oluşur. Nadiren de daha ciddi rahatsızlıklar olan göz iltihabı, MS hastalığı, parkinson hastalığı gözde  seğirmeye sebep olur. Bu hastalıklar seğirme dışında başka belirtileri de beraberinde getirir ve genellikle kendini belli eder, basit seğirmelerden ayrışır.

Göz Seğirmesi Neden Olur

Göz seğirmesi birçok nedenden kaynaklanıyor olabilir. İnsanlar tarafından sağ göz seğirmesi ve sol göz seğirmesi farklı anlamlara yorumlanmasına karşılık hem sağ hem de sol göz seğirmesi altında yatan benzer tıbbi nedenler vardır. Sağ göz seğirmesinin ve sol göz seğirmesinin batıl inançlarla anlamlandırılması günümüzde çok da kabul edilebilir bir durum değildir. Ağrıca gözdeki seğirmenin sağ ve sol olarak ayrılması altta yatan nedenler ve tedavi yöntemleri açısından gereksizdir. Göz seğirmesi neden olur noktasında en çok karşımıza çıkan göz seğirmesi nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Stres: Göz seğirmesi neden olur denildiğinde akla ilk gelen strestir. İnsan vücudu strese çok farklı tepkiler verebilmektedir. Bu tepkilerden bir tanesi de gözde seğirme şeklindedir. Özellikle seğirmeye göz yorgunluğu eşlik ediyorsa altta yatan nedenin stres olma ihtimali oldukça yüksektir.
  • Uykusuzluk: Stres, yoğun çalışma veya farklı durumların yol açtığı uykusuzluk sonucunda göz kapağında kasılmalar başlayabilir. Göz seğirmesi neden olur sorusuna en sık verilen cevaplardan biri uykusuzluktur.
  • Göz yorgunluğu:  Göz seğirmesi neden olur noktasında bir başka önemli etken de göz yorgunluğudur. Gözlüğünüzün değişme vaktinin gelmesi, görüş ile alakalı stres göz yorgunluğuna sebep olabilir. Yine tablet, bilgisayar, cep telefonu ve televizyon ekranına fazla maruz kalmak da göz yorgunluğu ve buna bağlı olarak gözde seğirme yapar.
  • Alkol ve kafein: Uzmanlar alkol ve kafein tüketiminin göz seğirmesini tetiklediğini ile getirmektedir. Alkollü içecekleri, çay ve kahveyi fazla tüketen insanlarda göz seğirmesi sık görülen bir rahatsızlıktır.
  • Göz kuruluğu: Göz seğirmesi neden olur sorusuna verilecek bir başka iyi cevap da göz kuruluğudur. Yaşın ilerlemesi, alkol ve kafein tüketimi, bilgisayar ve telefon ekranlarına fazla bakılması, antidepresan ve bazı farklı ilaçlar ile lens takılması göz kuruluğuna ve buna bağlı göz seğirmesine sebep olabilir.göz seğirmesi neden olur
  • Beslenme bozuklukları: Düzensiz beslenme sonucunda vücudumuzun ihtiyaç duyduğu magnezyum gibi bazı minerallerin vitaminlerin yeterince alınamamasının göz seğirmesi nedeni olduğuna inanılmaktadır.
  • Göz alerjisi: Toz, polen ve kimyasallar gibi bazı maddeler göz alerjisine buna bağlı göz seğirmesine sebep olabilmektedir.
  • Bazı hastalıklar: Göz seğirmesi nadiren de olsa parkinson, MS, hipoglisemi gibi hastalıkların habercisi olabilmektedir. Ancak bu sık karşılaşılan bir durum değildir ve bu hastalıkların göz seğirmesi dışında farklı belirtileri de vardır.

Göz Seğirmesi Nasıl Geçer

Göz seğirmesi nedenleri çoğu zaman bilinmez ve genellikle kendiliğinden geçtiği için önemsenmez. Çoğunlukla ciddi bir hastalığın habercisi olarak kabul edilmediğinden de bu konuda çok fazla tıbbi araştırma yapılmamaktadır. Ancak gözde oluşan seğirme bazen rahatsız edici boyutta ve uzun süreli olur. Bu durum da kişiyi göz seğirmesi nasıl geçer sorusuna cevap aramaya itmektedir. Göz seğirmesi nasıl geçer dendiğinde akla ilk gelen soğuk ve sıcak komplekstir. Yine göz seğirmesi nasıl geçer noktasında alkolsüz bir içecek olan tonik çözüm olabilmektedir.göz seğirmesi nasıl geçerGöz seğirmesi nasıl geçer dendiğinde kuşkusuz en etkili yol nedene yönelik bir çözüm bulmak olacaktır. Örneğin rahatsızlığın nedeni stres ise stresle mücadelenin öğrenilmesi veya stresin azaltılması çözüm olacaktır. Rahatsızlığın nedeni kafein tüketimi ya da uykusuzluk ise çay ve kahvenin daha az içilmesi veya daha düzenli bir uyku çözüm olacaktır.

Doktora Ne Zaman Gidilir

Genellikle ciddi bir hastalığın habercisi olmayan ve korkulacak sonuçlar oluşturmayan göz seğirmesi birçok kişi için doktora başvurma sebebi değildir. Zaten çoğu zaman da birkaç günde kendiliğinden geçer. Ancak nadiren de olsa göz seğirmesi rahatsız edici boyutta ve inatçı olur. Hastalık belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Peki bu ayrım nasıl yapılır ve doktora ne zaman gidilir? Aşağıdaki durumlar söz konusu ise doktora başvurulması tavsiye edilmektedir.

  • Bir haftadan fazla devam ediyorsa.
  • Göz kapağı açılamaz duruma geldiyse.
  • Yüzün diğer bölümlerinde de seğirme söz konusu ise.
  • Seğirmeye göz akıntısı, şişlik ve kızarıklık eşlik ediyorsa.
  • Göz kapağında sarkma varsa doktora başvurulmalıdır.